BAHARIN DÜNYASI

30/10/2007 - İYİ Kİ YAPTIM

Küçük bir kasabanın 4 ayrı mahallesi varmış.

 Birinci mahallede''EVET AMA'' lar yasıyormuş. Evet ama'lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise''evet ama'' diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu'da başkalarına atmakta ustaymışlar.


 İkinci mahallede''YAPACAĞIM'' lar yasarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adim hazırlarlarmış ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yasamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş .

 Üçüncü mahallede yasayan ''KEŞKE'' çilerin hayati algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en iyi şekilde bilirlermiş ama... maalesef her şey olup bittikten sonra.''Keşke'' cilerin de basları hep kanarmış, duvara vurmaktan !..

 Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise''IYI Kİ YAPTIM''lar otururmuş. ''Keşke''ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ''Yapacağım''lar ''Keşke''ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.''Evet ama''lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından,günesin erken saatte dogması gerektiğinden şikayet ederlermiş.

 ''İyi ki yaptım'' mahallesinde ki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış.Bu yüzden yasadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş.

 Bu hafta hep beraber ''İyi ki yaptım'' mahallesine taşınmaya ne dersiniz ?

                                                                                                                              Can DÜNDAR

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/10/2007 - MUTLU BAYRAMLAR

Nice bayramlara :))
> Zamanla anlıyor insan:
> 3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte bir şey bayram...
>
> Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
> Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini
> yalnızlık...
>
> Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
>
> Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda
> kuşa yem olmayıp sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
>
> Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
>
> Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek,
>
> bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı,
>
> kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
>
> Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş
>
> bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
>
> Vuslat da bayramdır öte yandan...
>
> Endişe içinde beklediğinden mektup almak,
>
> telefonda ansızın sesini duymak,
>
> deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
>
> En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun
>
> köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine
>
> sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını
>
> çalabilmek bayramdır.
>
> Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen
> battaniye,
>
> saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
>
> "Ona güvenmiştim, yanılmamışım"
>
> sözü bayramdır.
>
> Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
>
> Yeni bir sözcük öğrenmek,
>
> bir tünelin sonuna gelmek,
>
> müzmin bir işin kapısını çarpıp
>
> uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
>
> Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın
> kılıç yürüyebilmek bayramdır.
>
> Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu
> çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
>
> Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi,
>
> akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,
>
> nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
>
> Sonrasında gelen ilk diş bayramdır,
>
> ilk söz bayram, ilk adım,
>
> ilk yazı, ilk karne bayram...
>
> Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
>
> "İyi ki yanımdasın" bayram,
>
> "Her şeyi sana borçluyum" bayram, "Hiç pişman değilim" bayram...
>
> Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu
> komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay
> demleyebilmek bayramdır.
>
> Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski
> kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan
> bakabilmek bayramdır.
>
> Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...
>
> Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz
>
> her gününüz bayram olur.
>
> Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
>
> Deseler de böyle delilik
>
> bayram artığı günlerdeki

  nankör akıllılıktan evladır.
 
Her gününüz bayram olsun!
CAN DÜNDAR

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/10/2007 - EVİM

Ahşap ev; camlarından kızıl biberler sarkan!
Arsız gökdelenlerle çevrilmiş önün, arkan!
Kefensiz bir cenaze, çırılçıplak, ortada...
Garanti yok sen gibi faniye sigortada!
Eskiden ne güzeldin; evdin, köşktün, yalıydın!
Madden kaç para eder, sen bir remz olmalıydın!
Bir köşende annanem, dalgın Kuran okurdu;
Ve karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.
Semaverde huzuru besteleyen bir şarkı;
Asma saatte tık tık zamanın hazin çarkı...
Çam kokulu tahtalar, gıcır gıcır silinmiş;
Sular cömert, "temizlik imandandır" bilinmiş...
Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler.
Ölçülü uzaklıkta, yakın beraberlikler...
Seni yiyip bitiren, kırk katlı ejder oldu;
Komşuluk, mana ve ruh, ne varsa heder oldu;
Bir yeni nesil geldi, üstüste binenlerden;
Göğe çıkayım derken boşluğa inenlerden...
Seninle sarmaş dolaş, kökten bozuldu denge;
Vuran kimse kalmadı bu davayı mihenge...
Şimdi git, mahkemede hesap ver, iki büklüm;
Cezan, susuz, ekmeksiz, olduğun yerde ölüm!..
Evim, evim, vah evim, gönül bucağı evim!
Tadım, rengim, ışığım, anne kucağı evim!

                   Necip Fazıl Kısakürek

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/10/2007 - PİNHANİ

Kategori: MUZIK

KAVAK YELLERİ***HELE BİR GELLLL****

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/9/2007 - DOSTLUK CENNET-CEHENNEM


Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi..
Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar..
Adam çok susamıştı.
Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini
muhteşem bir manzaranın karşısında buldular..
Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı,
ve onlara karşılayan beyazlar içinde bir kadın..
Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:"Affedersiniz.... Burası neresi?
Kadın ona gülümsedi: "Burası Cennet, efendim"
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi
"Peki bana biraz su verebilir misiniz? Gerçekten çok susadım"....
Kadın cevap verdi: "Tabi efendim, içeri girin... içeride dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz....."
Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü...
Ama kadın onu birden durdurdu: "Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez..
hayvanları içeri almıyoruz..."
Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle
birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular....
Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular,
ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla
yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı...
Adam sordu:"Affedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??"
Dede "içeri gel" dedi.. "kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme var..."
Adam sordu: "Peki arkadaşım da benimle gelip oradan içebilir mi?"
Dede " Tabii..."dedi... "çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."
Bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu..
Adam çeşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler....
Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teşekkür ederim... Peki burası neresi..?"
Dede "Burası cennet" dedi..
Bunu duyan adam şaşırdı: "Ama nasıl olur..? az önce burası gibi kırık dökük olmayan
muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."
Dede "bu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... "ama orası Cehennem.."
Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor
diye hiç kızmıyor musunuz..??"
Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz.....çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi
Arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennetten uzak tutuyorlar....."

Dostça Kalın ......
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

muratgultekin
metin dsd
ufuk40